1 Mart 2018 Perşembe

kalem kıpırtısı

kalem kıpırdamıyorsa anlıyorum
kılı kıpırdamamış kimsenin
ne biri birini sevmiş delice
ne biri birine sövmüş dahice
kalem kıpırdamıyor, anlıyorum
kılı kıpırdamamış kimsenin

bir sokak yaz diyorum hiç değilse
at kendini o sokağa
fesleğenlerden bahset satır aralarında
hafif bir rüzgar olsun mutlak
fesleğenler salınırken kokularla yürü
bir şarkı tuttur sevdiğin bir şarkıcıdan
ne çoklar ne az söylüyorlar
yeni yeni şarkılar yaz, söylesinler
sen ellerini cebine sok, eşlik et
ıslık çalmayı bir yazamadın

bir yağmur yaz, ıslan
ahmak ol bir kez de ne olur!
çok mu ıslandın?
bir saçak altı yaz, sığın
bir kız yaz yağmur dinmeden, yaprak yeşili gözleri olan
sığındığın saçağın altına gelsin toprak kokuları eşliğinde
saçı, yüzü ıslak
sonraki nota kısmetine
ama en az fesleğenler kadar güzel kokacaktır
renkli gözlü kızlar hep güzel kokarlar
tanış, sokul, utanma
kötü yazmadıysan bir şey olmaz
adı ne olsun?

ağzındaki metalik tadı siliver yahu
çilekleri nereye yazdın?
mevsimi değilse de oldur
yeni bir gökyüzü yaz, alabildiğine mavi, bulutsuz
sen yaz, kağıt yoksa duvarlar var
mürekkep yoksa kiremit taşlar
içindekiler için bir solukta yaz
adalet yaz, özgürlük yanında geliyormuş
içerdekiler soluksuz

yaz ki kış olmasın

çağrı öztürk







bu şiir
yol dergi, mart 2018
sayısında yayımlanmıştır.

coriolis

alışıyorum
her şeye alışıyorum
bu sabah iyice emin oldum
uykumdan sıçrayarak uyanmışım
dişlerimi sıkmaktan ağzımda kan birikmiş
avuçlarımda tırnaklarımın izleri çıkmış
ve ben durmuş
duşun giderine tükürdüğüm kanın
dönüş yönünü seyredip
kuzey yarım kürede olduğumu düşündüren
o fransız’ın adını hatırlamaya çalışıyorum
kesmiyor ağrımı hiçbir ilaç
ağrıma da gitse alışıyorum

çağrı öztürk








bu şiir
kafa dergi, mart 2018 sayısında
yayımlanmıştır.
Sayfa Başına Dön